Profilo di .˚•.˚ GüL-i Rân....˚•.˚ GüL-i Rânâ.˚•.˚ FotoBlogElenchiAltro Strumenti Guida

Blog


Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan..

ramazan 

 

tatlı bir iklimin eşiğindeyiz..

affedilmenin arefesinde...

ne olursa olsun bağışlanmanın öncesinde...

öyle bir ay ki gelen, sonsuz müjdelerin göğsüne yaslıyor hüzünlerimizi.

öyle bir ay ki gelen, mağfiret yağmurlarının yüzünde yıkıyor suçlarımızı..

öyle bir ay ki gelen, rahmet bulutlarının gölgesinde avutuyor korkularımızı..

öyle bir ay ki Ramazan, vahyin sonsuz kıpırtısını taşı(rı)yor göğsümüze...

 

-Senai Demirci-

Sen ve Ben..!

 mummmmmumm

 

Mutlu an odur ki;

Bir konakta otururuz ikimiz

SEN ve BEN

 

Bedenle can gibiyiz,

Ayrılmaz biz ikimiz

SEN ve BEN

 

Mucize odur ki;

Bir köşede kavuşmuşuz ikimiz

SEN ve BEN

 

Ama aynı zamanda

Binlerce mil uzağız ikimiz

SEN ve BEN

 

Hz.Mevlana

Bize yaşamak düştü..

Yüreğimizdeki korla yakmak vardı denizleri,
Bize ahir zaman ateşiyle yanmak düştü...
Uğrunda ağlamak vardı,
Bize taşlaşmış bir yürek düştü...
Ah edip inletmek vardı dağları,
Bize susmak düştü...
Uğrunda ölmek vardı,
Bize yaşamak düştü

Kalbin çarpıntısı...

Her kalbin çarpıntısı, kendi ecelinin ayak sesidir.

Beyazid-i Bistami

Kalbin üzerinde titreyen hüzün

y1pRen3CzWxuAMsv1FVXonBtwHW-YwW5Y7GhRO-CX01WXzUurfzZ-TTsvDcZWl6quCU
 
Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu?.. Yakub mu?.. Züleyha mı?..
Zindan kimin kaderi?...

Yûsuf’un mu?.. Yakub’un mu?.. Yoksa Züleyha’nın mı?..
Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında...
Hepsi BİR,
Hepsi O BİR..
Hepsi TEK BİR...
 

BEN,YUSUF,SINANMIŞ BİR KALBİN SAHİBİYİM

ŞÖYLE BUYUR,BU KALP SENİN EFENDİM

 

ŞİMDİ BEN,YUSUF,TUT Kİ MISIRA AZİZİM,EFENDİYİM

BOYNYMDAKİ KÜNYEDE HALA VASFIM YAZILI:
ZÜLEYHA YA KÖLEYİM

Nazan Bekiroğlu

Yûsuf ile Züleyha// Kalbin üzerinde titreyen hüzün

Ellerim kalem tutmaz oldu.

edbd10761de61950
 
Ellerim kalem tutmaz oldu.
 ifadesizliğim yaşantım...
yoksun ya herşey emanet bana.
harfler yok gibi,seni yazmıyor kalemim inadına.
dilim susuyor. 
ama suskunluğum çaresizliiğim sayılıyor.
ezilirsin diyo kimileri,herşey den habersiz hükmünü hakim sanıyor ömrümde...
bilmiyor hiç kimse ne çok sözler söylüyorsun sen içimde..
dinlediğim biri var bana söz düşmez.....
Ki sen oldun ya bende ben  beni terkeyledim o günde..
bilmem kaç yılıydı?
baharın sonu seni bana getiren hangi ayazdı.
Rahmettin yağan ..damla damla sızdın içime ..Hep oldun sen bende.. Hiç olmadığın halde....  
alıntı

Allah ım bizi hem affet hem adam et!!!

Allah ım bizi hem affet hem adam et!!!
476061252bd08226401yv1

Duayı kabul eden, dilekleri veren, vermeyi murad edince el açtıran, ancak sevdiği kuluna dua ettiren, sevmediklerinin elini ve dilini bağlayan ve kendisine yönelmekten alıkoyan Allahım!..

Bizi affet!..

Biz, Sevgilinin nuruna lâyık olmaktan düştüğümüz için bu hale geldik.

O'na lâyık olabilmek kimsenin haddi değil... Fakat lâyık olunamayacağını bilmenin liyakati herkesin vazifesi... İşte bu son inceliğe lâyık olamadığımız için bu hale geldik.

O nur öyle bir nur ki, lâyık olmakta, topyekûn zaman ve mekâna, bu dünyaya ve ötekilere malik olmak var... Bu liyakatten düşmekte de, her türlü mahrumluk ve mahkûmluk...

Her türlü mahrum ve mahkûm olduk.

Bizi affet!..

O Nur'un vecd ve aşkı üzerimizdeyken, denizlere, yelkenleri ipekten ve çıpaları altundan kalyonlar indirdik; karalara da, yolunu viraneye çevirmek yerine mamureye döndüren ordular saldık. Padişahlara "Ayağa kalk, kanun huzurundasın" diye ihtar eden hâkimler yetiştirdik. Müspet bilgiler, medenî aletler, keşifler ve buluşlar, hep o Nur'un kendi fert ve cemiyet aynalarımızda tecellisinden... O Nur'u körleştirince de Şark'ın son 5 asırlık macerası içinde bir zamanlar yaban domuzu hayatı süren Garplının sürü hayvanı olduk.

Son yüz yıl içinde bizi bu halden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa getiremedi. Zira o Nur'a yeniden liyakat ve bu liyakati yeni zaman ve mekâna tatbik etmek Şuurlaştırılmadı. Ters yollara sapıldı. Bu ilerinin ilerisi şuurun sahiplerine "mürteci" dediler; ve onları, asıl din gözünde suçlu, O Nur'a liyakati sıfıra indirici, vecd ve aşk mahrumu, din ve hikmet cahili kara yobazdan ayıramadılar.

Onları, bize böyle muamele ettikleri için değil, bizi, bu muamelenin altından kalkamadığımız için affet!..

Bizi, boynumuza geçirdikleri asırlık idam ipini kravat diye taktığımız için affet!.. Tek kelimeyle, "Müslüman" yaftası altında müslüman olamadığımız için affet!..

Ve bize; kendi öz yurdumuzda asırlardır lütfen iskâna tâbi muhacirlere benzeyen gerçek müslümanlara, O Nur'a liyakatin en ileri derecesini bahşet; ve ebediyet bestesinden şarkımızı ateşten ahenk helezonlariyle gönüllere nakşet!..

Duamıza öyle bir tesir ver ki, kezzabın mermeri yediği gibi nefsimizin bütün oyuncak mabutlarını yakıp erittiğini, senin mücerret ve münezzeh birliğin etrafında hiçbir inanış pürüzü bırakmadığını görelim; ve sun'î teneffüsle açılan bir baygın şeklinde bu milletin yavaş yavaş doğrulduğuna şahit olalım!..

Allah ım!.. Bizi hem af, hem adam et!..

Necip Fazıl Kısakürek

Gurura yokus sevdalarda...

fantazi-571
Gitme ruhum...
Sen yokken hicran düser bu sehre
Gitme sevgim..
Sen yokken tutsak düserim bir isyan gecesine
Ölürüm..
Sen yokken..

Ket vurur sehir isIklari söz vermis bir aska..
Bilmem,bilemem..
Ferin aydinlatir mi içimi bir daha..
Kaybolursun puslu rüyalarin ardinda
Gurura yokus sevdalarda..

Sadece ikimiz için...!



Ve biz yagıyorduk geceye durmaksızın…
ellerımı açıyorum sana…hadi damla avuçlarıma

Hayattı yağmur damLası..
Yaşamaktı yağmur damLası..
Özlemekti ve Seni hiSsetmekti yağmur damLası..
Yağmur tutkuydu,Yağmur ÖzeLdi,Yağmur an dı
Yağmur sen din..
Yağmur ben dim..
Yağmur sen ve ben dik...
Kısacası yağmur ve biz dik...
hiç dinmesin die yağmur dua ederdik

sımsıkı sarılırdık bi yağmur damlasında....
hissederdik kalp atışlarımızı...
ve ben elimi kalbine koyardım usulca...
ardından sessiz bi yağmur alırdı beni sana....
hissettirmeden oksardım saçlarını
dokunurdum yüreğinin en el değmemış yerlerıne

yıldızlar sahit olurdu bize...
belkide yagan sadece biz diildik gökyüzünde...
hayallerimizde yagardı bizim üstümüze...
ve yine sadece ikimize kurulu düşler...
karanlık olmucaktık biz...
ısığın,ısığım olucaktı ve yıne bız olucaktık
çakarsa şimşek üstümüze...
sen sarıcaktın beni korkusuzca...
korkmicaktım korkutamicaktı hiç bişey bizi
bedenim bedeninde güvendeydi...
sen varken ne fırtına nede rüzgar korkuydu bana...
sen vardın yaa yağıyordun yaa avuçlarıma
sarıyordun ya beni sıkıca...
ellerim ellerindeydi ya hep..
belkide bu yeterdi bana..
sen ve YAĞMUR vardı ya hayatımda BİZ vardık ya
en en güzeli buydu belkıde….


hadi simdi sole onlara
hiç gitmicem de...
bırakmıcam ellerini de o benım yağmurum ben onun damlasıyım de ...
hep benim avuçlarıma yağcaksın ole deilmi...
yarınları dusunmıcem hıc
anım olucaksın,tum anlarımı guzelliklerımı seninle yasıycam
okadar güvenicemki sana
yarını kuşkusuz yasatıcaksın bana...
Ve Sevdiğni solemek için yetmicek bazı cümleler...
belkıde susucaksın..belkıde susucam
sadece bakıslarımda gozlerımın içinden anlıcaksın


aynı benm yaptıgım gibi işte...
cümlelerim yetmicek anlatırken seni sevgimi...
Sen ve ben oldumu
SesSiz kalıcak bütün cümleler...
Ve şimdi olduğu gıbı
Tmm artık
şşşt! Sessiz oL birTanem...
Sadece ikimiz için...
 

bir hoş sevda şimdilerde yüreğimde atan...

 

bir hoş sevda şimdilerde yüreğimde atan...

 

yağmur ve kalp 

Bir yağmur damlasına düştü suretin…yollardan sular aktı…ardından yaralı kalbim..

İlk vurgunuydu yüreğimin…Bir pamuk ipliğine bağlıydı zaman…anlarda olup biterken yaşam, bir zamansızlığı dert etmiştik….bir kaç an daha istedik anları yaşayamayacağımız ihtimalini düşünmeden….

Lazım değil yüzüme tebessüm…ufak bir huzurda da yitirebilirim kendimi…küçük bir sevgi tamamlar eksik yerleri….çift atan yürekte tek olmak hayali….

Kim bilir beklide bir izdüşümüydün hayatımda…ışık hızı kadar çabuk girip aynı hızla gidecektin…düşünmek istemedim böylesini…bir solumak istedim seninle sevgiyi..

En çetrefilli muammaların çözümü oldu benliğin….yitirmek istemedim hayalini…görmedi gözüm başka gölgeleri….sadakatim farzdı sevdana….bir an olsun şaşmadım sana gelen yollarda….

Renkler açtırdın gönlümde…matlarda yaşarken hayatı pastellere buladın beni….korkusuzca ve ümitli haykırmanın lezzeti damağımda…şimdi haykırışlarım sana…yarı yollarda bırakma…..

Bir yağmur damlasına düştü suretin…yollardan sular aktı….ardından senle birleşen kalbim...

 

Belki..

155115010cr7
 
Varsın görmesin gözüm kalbimden vuran şikarı
Varsın değmesin elim rüzgarı ağlatan saçını
Varsın güneş doğmasın üstümde kalsın ahı
Varsın sabah olmasın ben çekerim günahı

Ben ki belki yar aşkının esiriydim
Ben ki belki sevdana serseriydim
Ben ki belki yar dermansız bir dertliydim
Sevdim amansız sevdim

Akşam ay bana küsmüş dert rüzgarım savrulmuş
Sen benden gittiğin o gün dalımdan yaprağım kopmuş
Artık güneş doğmasın üstümde kalsın ahı
Varsın sabah olmasın ben çekerim günahı

Ben ki belki aşkının esiriydim
Ben ki belki sevdana serseriydim
Ben ki belki
dermansız bir dertliydim
Sevdim amansız sevdim
 
Yücel Arzen

Aşk ne ki..?

mummic7

Aşk yanmak mıdır yoksa yangını söndürmeye çalışmak mı?

Aşk vuslat mıdır yoksa bilakis hasret ve hasretin acısını çekmek mi?

Acısız aşk olur mu?

HAYIR. Acı, elem, keder, dert, gam -ne derseniz deyin- bunlar aşkı yücelten, çoğaltan ve  güzelleştirip saflaştıran şeylerdir.

Aşk bir utanmadır, varı yoku paylaşmadır, bütün maddecilik ve maddiyatçılıktan arınmadır.

 Feragattir, sevdiği için sevdiği diğer şeylerden vazgeçmedir.

Aşk hasrettir ve vuslatta dahi hasrettir.

Aşk hüzünlü şarkı ve şiirleri keşke ben yazmış olsaydım demektir.

Aşk sabırdır, affetmektir, lütfetmektir, tutkudur.

Aşk bazen ezilmektir.

Aşk dillere destândır.

Hep hüsn ü aşka dair imiş güft ü gûy-ı halk Dillere dâsitân imiş esrâr sandığım.

Çelebizade Âsım(Dünyada bütün yaratılmışların yegâne söyleşisi hep aşk üzerineymiş.

Meğer benim sır sandığım şey dillere destan imiş.)

 Aşk sevgiliden gelen her belaya “belî” demektir.

İşte öyle birşeydir aşk…Anlatabildiğini sanan aşkı bilmez.

Anlatmaya çalışan ama anlatamadığının farkında olan aşık tır.

Aşkın tanımını yapmaya çalışan ise “aptal”dır, zira aşk ilime, bilime dahil değildir. Dolayısıyla tanımlanamaz.

Bilim beyinde aşk ise gönüldedir.

İlm kesbiyle paye-i ri’fatBir hayâl-i muhâl imiş ancak.

Aşk imiş her ne var âlemdeİlm bir kıyl ü kâl imiş ancak Fuzuli

“Netice itibariyle aşk bir sırlı anahtardır, her kapıyı açar; hatta cennetin kapısını bile.

Ancak Maşuk’un kalp kapısını açacağı muhâl ihtimâl… Ah mine’l Aşk

♦ İskender Pala♦

Felaketim olurdun, ağlardım..!

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

y1pjS1Y-9wjcMbmGoezz5_-KnmoEJXDNGXjcdUuod_PwS4fQRWpjxTs39KOp_qH0JeR


Kanama başlayınca aha şuramda
Siyah gözlerine bakardım
Gözlerimden yaşlar sızardı
En sıcağından , en masumundan
Bir çeşme kanarında, haziran sabahında
Veda bile etmeden giderken
Felaketim olurdun , ağlardım

Ne yağmur yağadı sicim sicim
Ne ben çocuklar gibi ağlardım
Kaçak bakan gözlerin
Deler geçerdi öksüz yüreğimi
Kessen bir damla kanım akmazdı
Son kelimeler, ah, son kelimeler

Dizilirdi iplik gibi boğazıma
Felaketim olurdun, ağlardım

Ellerimi tut, gözlerimin ta içine bak
Nasıl eriyorum bir mum gibi
Yalnızlığında üşürüm, bilirsin
İsteseydin, kör gururma
Kurşunlar sıkardım
Hangi sebebe sığınıp gidiyorsun
Sen yiterken son dönemeçte

Dünya başıma göçerdi
Felaketim olurdun, ağlardım

 

ATİLLA İLHAN

 

Kanıyorum..!

 
KANIYORUM
rome1b12112da6
 

Senin bakışın bıçak.
Tebessümün yakar,
Konuşma...
Ki ölmeyeyim!
--
Gözlerimi kapadığım zaman...
Kalbim;
Adını fısıldadığında hafızama...
Suretin belirir...
Belli belirsiz.
Bin halinin sarmalında, boşluğa düşer gibi,
Kendimi bulurum.
Ben; insan!
Bir yanımdan bakınca, yekpare kusur silkinir...
Bir yanım yekpare muhabbet.
Merhamet et!
--
Senin tebessümün yakar,
Bakışın bıçak.
Kanıyorum;
Bak!

 

Murat Başaran

Sen ne Vakit Gitsen..!

 
yakuza_suskunn 
Sen ne Vakit Gitsen..!
Ayak seslerin kalbimde kalir..Sözcükler bogazimda..

Sen ne Vakit Gitsen..!
Aklim bir ucuruma yaklasir..
 
Sen ne Vakit Gitsen..!
Icime son yildizini kaybetmis bir Gece cöker..
 
Sen ne Vakit Gitsen..!
Gözlerime kara bulutlar sokulur..