Profilo di .˚•.˚ GüL-i Rân....˚•.˚ GüL-i Rânâ.˚•.˚ FotoBlogElenchiAltro ![]() | Guida |
Ramazan BayramıBayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır.
Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur'ân'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler. Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü'minler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir... ŞEKER TADINDA BİR BAYRAM GEÇİRMENİZ DUASIYLA.. İlk Düşte AşkKalemime yakıştı adın
Bir nun yada vav kadar narin
Adımın yanına yakıştı
Parmak izlerinde yankılanan sesim
Bir yakarıştı.
Seni giydim üstüme
Hayat soğuk sesin sıcak
Bir kucak ferahlık diye
Unuttum ıhlamuru seni sevdim
Şifa niyetine.
Kalbime yakıştı sızın
Kar vardı, demek kıştı
Ter bastı ansızın dağın eteklerine
Yırtıldı gülmeyen çehresi
Tablo diye astım seni gözlerime.
Dudağına yakıştı adım
Ölüm bir adım hayat bir karıştı
Gülüşün bulaştı bir kelebeğin renklerine
Olaya El Atan’a hamd olsun
Sakladı seni avuç içlerimde…
Bir Çift Ayakkabı mı Olacağız...?Bu bir gelenekti gelinlik kız kulağını kapıya dayar dinlerdi,genc kız kalbini kadere dayar beklerdi.
kapının pervazına dokununca sivrilimiş bir kıymık elini hafifce çizdi. bir kaç kan damlası birikti,kanadı ama akmadı.küçük bir ah dedi ve sonra yuttu bu ah ı . içeride bir dünya kurulduğunu biliyordu ama bu dünya kalbinin enkazı üstüne kuruluyorsa ? gittikçe sıkıntı bastı.holde dolanıyordu. bir an ayakkabılara ilişti gözü.çatlamış betonun üzerine çıkarılmış bir birinden bağımsız ama birbirinin tamamlayıcısı bir çift ayakkabı..."karı koca gibi "dedi içinden.biri nereye giderse ötekide oraya gider.kah biri öndedir ,kah diğeri.biri eskiyince diğeride eskir ama nedense hep biri diğerinden önce delinir.arkadan vuranıda coktur,öne destek olanıda..."ayakkabı işte"dedi düzeltirken. gelen gencin ayakkabısıydı bunlar,biraz eskiceydi.demekki giyecek dah iyi bir ayakkabısı yoktu.bunlara ihanet etmediğine ve hemen değiştirp atmadığına göre kanaatkar birisidir diye düşündü.demekki bir ucu HZ.İsa(a.s)dandı. ayakkabı bağlarına takılmış ot tohumlarına takıldı gözü birden.içinden "öndeki yoldan değil arkadaki patikadan gelmiş"dedi.evin önü asfalttı herkes bu yolu kullanırdı.kimse kestirme olan arazi yolunu sevmezdi.sanki toprak ve çamur kendileine cok uzakmış gibi kaçarlardı bu patikadan.oysa o cok severdi bu yolu,yalnızlığını yolun iki tarafına saça saça yürürdü."o yolu kullanmış "dedi.bu tohumlar benimde her seferinde eteğime yapışırdı.toprağı seviyor dedi minik bir gülümseme ekledi düşüncelerine.demekki bir ucu HZ ADEM(a.s) dendi. bir ara kapı aralandı ellerini gördü.iri ve damar damardı elleri.okumuş diyorlar ama elleri neden yıpranmıştı..çalışan o eller sıva karmış malta tutmuş gibiydi.demekki bir ucu HZ. İBRAHİM(a.s) dendi. şimdi sesini duyuyordu gencin ağır ağır konuşuyordu.sesi ahenkliydi."kaba söz,kaba bir bedenden çığ gibi düşer,düştüğü yeri hayattan koparır.sertçe söylenmiş her harf diğer harflerden zifte batırılarak ayrılmıştır kenara şerkeş bir dile değdiğinde pişman olup ortasından kırılır nazlı elifler.."sesi kuş diline çarpıp dönüyor gibiydi demekki bir ucu HZ.SÜLEYMAN (a.s)dandı. efendimizden bahsediyordu.kendisiyle birlikte efendimizin aşkınıda getirmişti.efendimiz diline değmişti ya sanki tüm oda aydınlanmıştı.demekki bir ucu HZ.MUHAMMED MUSTAFA (s.a.v)dandı. methini cok duymuştu gencin ama kendisini hiç görmemişti.boyu posu,kaşı gözü bir tavada eritmeli takva ölçeğine dökmeli dedi sessizce. kasları yavaş yavaş gevşiyordu nedense ."cok komik dedi şimdi biz evlenince bir çift ayakkabı mı olcağız?"gülümsedi. sonra bir an acıldı kapı.bir an ruhunda yağmurlar başladı.dizleri sağa sola kaydı ayaklarına hükmedemez oldu.kafasını,boynunu ,ağzını burnunu cevirdi gence doğru ama gözlerini bir türlü çeviremedi.kapıyı açan kimdi bilmiyordu.sonra kapı tekrar kapandı.dakikalrdır dolanıp duran ayakları o an sabit kaldı.bir koku vardı içinde ...kardelenler kokar mıydı? güzellik hafif esen rüzgar gibi ferahlatıcı pürüzsüz bir denizde yaşayan ışık gibi sakin. ay gibi haledendi. ve güzelliği cocukların ellerine bölüştürülen ekmek gibi sıcaktı.işte o an anladı bu hali de HZ. YUSUF(a.s) tandı. ve yine anladıki o kıymık elini neden peşinen kanatmıştı !!!!!! Izdırap..Gözlerin hançer değilse, Neden kalbim kanıyor? Ayrılık ölüm değilse, Neden bağrım yanıyor? Aşk bir ızdırap, Aşk bir ızdırap Kim ne derse desin Aşk bir ızdırap... Şu gurbet ellerindeKaldım, yetim kimsesiz Gezerim köşelerde, Ağlarım sensiz sensiz. Aşk bir ızdırap,Aşk bir ızdırap. Kim ne derse desinAşk bir ızdırap. Gitmek mi zor kalmak mı demiştin ya Her iki durumda da öldüm ben Izdırabım sensizlik Sensizlik yakıcı bir ateş Her ne kadar yanında olamasam da Ben senden hiç gitmedim Ben ızdırabı seçtim. Gözlerin..GÖZLERİN
Gözlerinden giriliyor ülkene
Aklıma en önce gelen gözlerin
Kuş bile kondurtmam kutsal gölgene
Kanayan kalbimi çelen gözlerin
Gözlerin giriyor önce kanıma
Gözlerin hayat veriyor canıma
Gözlerin geliyor gece yanıma
Beni bin parçaya bölen gözlerin
Beni benden alan ceylan bakışın
Sessiz nehir gibi gönle akışın
İliklere kadar ruhu yakışın
İçimden geçeni bilen gözlerin
Can yakmak kar kalmaz bunu böyle bil
Adelet önünde el bağla eğil
Zamana direnmek kolay iş değil
Takvimden yılları silen gözlerin
Simsiyah gözlerine dalmak isterim
Yıllarca içinde kalmak isterim
Onun tapusunu almak isterim
Perişan halime gülen gözlerin
Perişan halime gülen gözlerin…
Bekir Oğuzbaşaran |
|
|